Anket
:Sitemizi nasıl buldunuz?
Çok İyi
İyi
Normal
İdare Eder
Kötü
Taşkentimiz

Sayaç
Aktif
IP 38.107.191.81
Toplam 1536


TARİHİ TAŞKENT UZUN ŞIH CAMİİ

İlçe Merkezinde bulunan Camimizin yapılış tarihi çok eskilere dayanmaktadır.Şöyle ki, Taşkentliler Yardımlaşma Derneği tarafından 1974 yılında basılan '' Taşkent’in Doğuşu'' adlı eserde de anlatıldığına göre:

Yavuz Sultan Selim Şah İsmail'e, daha babası II.Beyazıt zamanında kızıyordu.Çünkü Şii mezhebini Anadolu'da el altından yayıyor, Doğu Anadolu'yu elde etmek istiyordu. Babasının yerine geçince zamanın en gözde beldesi olan Bağdat’ı almayı düşünüyordu.Bunun için önce doğudaki Şah İsmail tehlikesini kaldırmak gerekliydi.

Bu amaçla ülkesine bir fermanla zamanının hocalarını çağırmak için haberciler gönderiyor, haberciler de medreselerin bulunduğu yerlere uğruyorlardı.O zamanki ismi Pirlonda olan Taşkent’te de medrese vardı.Uzun Şıh medrese tahsili görüp hocalık yapmaktaydı.Gelen haberciye ''Sen git ben gelirim.'' der. Anasının pişirdiği yufka ekmek ile aradan uzun bir zaman vakit geçmesine rağmen daha ekmek soğumadan habercilere yetişir,Onlara taze yufka ikram eder. Böylece saraya varılır.

Yavuz Sultan Selim;

Gerçek din ve fikir adamlarını, gerçek ulema kişileri anlamak için sarayın giriş kapısı eşiğinin altına Kur'an-ı Kerim'i koydurur.Ülkenin çeşitli yerlerinden gelen din adamları selam verip saraya dolarlar.Uzun Şıh ise gerçek ermişliğini gösterir. Kapının bekçileri '' Buyur Hocam'' demelerine rağmen O saraya girmez. Askerler durumu padişaha bildirirler.Derhal dışarı fırlayan Padişah Uzun Şıh’a Girsene!... deyince

- Kokusunu aldım.Emaneti eşiğin altından almazsanız giremem, Onu atlayamam, cevabını alan Padişah buna çok sevinir. İşte gerçek hoca diye düşünüp, Kur'an-ı Kerim'i oradan aldırtır. Aradığını artık bulmuştu.Gelen hocalarla kısa bir sohbetten sonra onların dağılabileceğini ancak Uzun Şıh'ın kalmasını söyler. Yalnız kaldıklarında ise şöyle bir konuşma geçer

-Hocam ben Bağdata sefere çıkmak arzusundayım.Ne dersin ?

Padişahım, akşamın işini sabaha bırakma, diyerek Ona zaferini müjdeler.

Bunun üzerine Padişaha teşekkür eder ve derhal ordusuna emir verir .

Anadolu'yu baştan başa geçen ordu huzursuz olmaya başlar. Nereye gittiklerini bilmemektedirler.Yavuz'un çadırına ok bile atmışlardı. Bunun üzerine Yavuz tarihi sözünü söyler:''Er olan benimle gelsin, rahatlarını düşünenler karılarının yanına gitsin''.Galeyana gelen ordu Yavuz'un peşine düşmeye mecbur olur. Şah İsmail, 1514'de Çaldıran'da ağır mağlubiyet alır. İran zaptedilip Şii tehlikesi kaldırılır.Daha sonra 1515-1516'da Irak üzerine döner.Tarihin gözde merkezi olan Bağdat bütün ihtişamıyla görünür. Ordusunun yorgun oluşunu düşünen ve vaktin geceye doğru oluşunu istirahata mecbur etmişti. Çok yorgun olan Yavuz Sultan Selim otağında uyumuştu. Diğer taraftan Osmanlı ordusunu gören Bağdatlılar, savunmaya hazırlanırlar. Kaleyi ellerinden geldiği kadar kapatırlar,Yavuz Sultan Selim uykusunda bir tekme yediğini hissedip ve Uzun Şıh'ı rüyasında görüp irkilerek fırlar. Çünkü Uzun Şıh O'na:

-Akşamın işini sabaha bırakma demişti.

Yavuz derhal orduya emir verir . Ani baskın ve hücumla Bağdat alınır .

Yavuz Sultan Selim , 1517 Ridaniye Savaşıyla Mısır'ı ve Arabistan Yarımadasını da alır ve Anadolu'ya döndükten sonra Uzun Şıh'ı çağırtır.

- Hocam sayende çok şeyler kazandık dileğin ne ola ?

- Sağolun Hünkarım, sağlığınız.

- Yok yok ..Sana bir şey vermeliyim.Ne dilersin ?

- Padişahım köyüme bir Cami yaptırın, başka bir dileğim yoktur.

Bunun üzerine Yavuz Sultan Selim yeteri kadar akçenin Uzun Şıh'a verilmesini emreder. Cami için aldığı akçe ile Pirlonda (Taşkent)' ya dönen Uzun Şıh bütün köylüyü toplar ve Camiyi köylülerin yardımı ile yaparlar ve Yavuz Sultan Selim'e haber verirler. İşte bugün Büyük Cami adıyla bilinen Cami Yavuz Sultan Selim tarafından , Uzun Şıh vesilesiyle yapılmıştır.

Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait olan Uzun Şıh Camimizin bozulan ve ısı kaybına neden olan ahşap pencere doğramaları aynı malzemeler kullanılarak İlçe halkımızın desteği ve Konya Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu Kararı ile 2001 yılı sonunda yenilenmiştir. Bir minareli Camimizin iç alanı 300 M2 olup, 42 adet ahşap direkler üzerinde sütun  başlıkları ile tavanda kalem işçiliği ve ayrıca minber, kürsü ve tavanda ağaç süslemesi mevcuttur.

Özellikle yaz aylarında yerli yabancı turistler tarafından ziyaret edilen bu Camimizin yukarıda anlatılan yapılış hikayesinden ve Uzun Şıh Hazretlerinin yapmış olduğu değerli hizmetlerinden olsa gerek bugün İlçemiz halkının gönlünde ayrı bir yeri vardır. İşte , Torosların tam ortasında eşsiz doğa güzelliğine sahip olan , Hitit -Roma -Bizans, Anadolu Selçuklu ile Osmanlı uygarlığın yaşayan bir yöremiz olan ve

Çamlarınız kurumasın

Güzeliniz farımasın

Suyunuz ılımasın

Bezinizden damga akçası alınmasın Duasını alan ;

Yönetim Paneli Taşkent Belediyesi 2010 Web Tasarım: Mevlüt AKKURT