Anket
:Sitemizi nasıl buldunuz?
Çok İyi
İyi
Normal
İdare Eder
Kötü
Taşkentimiz

Sayaç
Aktif
IP 38.107.179.208
Toplam 1532


ÖZ DEYİŞLER ve MANİLER

Bağlara kar yağar dağlara dolu
Ben de bilemedim gittiğim yolu
Günde birkaç kere gördüğüm yari
Ayrılık yüzünden göremez oldum

Yıkıktır evimiz viran bağımız
Ayrılık yüzünden nolur halimiz
Bu ayrılık bizim ile kalırsa
İflah olmaz birimizden birimiz

Ak Kağıt üstünde kara yazılar
Andıkça ciğerlerim, sızılar
N erde benim büyüttüğüm kuzular
Oğlan benim değil kız benim değil Sarı buğday ayrılır mı çecinden
Sabredene verir mevlâm gecinden
Bu dünyada geçinceme yüzünden Alemler dağıldı toplanamadı

Çıktım gökyüzüne yıldız kırarım
Mençilis içinde güzel ararım
Adını sanını kimmiş sorarım
Adıma sanıma baha mı yeter
Yüksek pencerede kahve pişirir
Kınalı parmaklar filcan deşirir
Sunamı görenler aklın şaşırır
Dilerim Allahtan sür başa kadar

Turna kirpiğinin ucundan bakar
Ba1ıar geldi turna, bülbüller öter Zamanı gelirki gül gibi tüter
Taşıyla toprağı kokar sılanın

Bir kahirle çıktı gitti sılaya
Karlı dağlar perde olur araya
Kendin neredesin sıla nerede
Kötü günde arayanım yok benim

Gurbetellerinde yiğit kışlamaz
Yıkıktır köprüler tren işlemez
İnsan vatanını böyle boşlamaz
Sılanın gülleri tüttü gel gayri

Dağlarda keklik aleyi aleyi
Öldüm de dileyi dileyi
İşlemeli yağlık eldedir
Kız benim gönlüm sendedir

Ölüm dedikleri ketenden bezden Günler geçti gönül ayrılmaz sizden Bugünler de zor geçiyor üstümden Hanginizden ayırayım gönlümü

Mezarımı çayır çimen bürüdü
Sam yeli esti yaprakları kurudu Kardeşlerim topraklarda çürüdü.
Böyle kardeşlerden ayrıldı gönül

Ben ağlar yanarım bana ne oldu Ağlaya ağlaya gözüm, kan doldu
Genç yaşta kardeş sarardı soldu Gelgit ay kardeşim gelenler ile
Sılanın yolunu bilenler ile

Şu dağlar şu dağlar dumanlı dağlar Dumanı ayrılmış suları çağlar
Halimi arzetsem gavur da ağlar Ölümle ayrılığın elinden

Gamdır yüküm gam alır da satarım Birin yükletir de birin yıkarım
Ben bu derdin hangi birin çekerim Öldüm bıktım bu ölümün elinden

Gazelim dökülür yaprak olursun
Gider kendiliğinden toprak olursun Ararsın vatanı pişman olursun
Bir zaman vatan diye dolanırsın

Yapraklar sallanır dökülmez dalda Gezerim gurbette gönlüm sılada
Bu sene olmazsa gelecek yılda Ararım sılayı bulamam gayrı

Yeşil yaprak idim düştüm dal ilen
Yar beni eğledi tatlı dil ilen
Gezmeğe gidelim gel senin ilen
Sana dallar olan, yar ben olayım

Kara kara kaşları var yay gibi
Dadı damağımda kaldı bal gibi
Kızıma maşallah doğan ay gibi
Doğan aylar geri dursun doğmasın

Dağlarda ardıç kurusu
Dibinde keklik sürüsü
Sevdiğim kızın birisi
Yanlarıma yakın geliver

Dağlarda tavşan kovarım
Düştüm yanımı ovarım
Güzelsin andan severim.
Yanlarıma yakın geliver

İstanbul içinde yüzer kayıklar
Uyku geldi ela gözler uyuklar
Yeni terleyip gelir pala bıyıklar
Böyle bir kardeşten ayrıldı gönül

lkindi namazı yolcu ettiler

Aklımı başımdan alıp gittiler

Çifte kardeşimi bilmem nettiler

Hanginizden ayırayım gönlümü

Karanfili saksılarda kuruttum

Suyun aldım şişelerde duruttum

Adın sanın bilir idim unuttum

Ölümüle ayrılığın eli1iden

Bizim elin ırmakları akar mı

Menevşesi top top olmuş tüter mi

Koyun kuzu çayırlara çıkar mı

Neler çektim şu ölümün elinden

Ellerde esti bahar eseni

Ele esen yelden bize esmemi

Bilmem sunalarım bize küsmemi

Karadan menzili aldı bu gönül

Eğlim eğlim iledinin dalları

Gün gün ırar o sunamın yolları

Unutumuverdin gayri, bunları

Unutmuş sılasın, hiç dönüp bakmaz

Goyuver goyuver atın gemini

Kişneyi kişneyi yesin yemini

Bana sürdürmedin dünya demini

Kahrolsun gurbeti icad edenler

Ben bu sazı çala çala yoruldum

Kıymetimi bilmez yare kul oldum

Evvel altın idim, şimdi pul oldum

Yetmez mi insafsız, senden çektiğim

Demir ibrik gibi gaynadım coştum

Kendi yağımla gaynadım biştim

Gadirim bilmedik yerlere düştüm

Ne gadirim, ne gıymatım yok baham

Bulgurumu gaynadamadım ocakta

Cığalı oğlan büyütmedim gucakta

Gadir Mevlamın yakmadığı ocakta

Dağların çırasını vursam yanar mı

Gine havalandı bu deli gönlüm

Olup bir engine gonduramadım

Eller çiçek oldu, ben oldum arı

Dön dedim ağamı, döndüremedim

Her akşam her sabah dinledim durdum

Dertlimisin nesin inleyen dağlar

Sende bencileyin, kimden ayrıldın

Dumanın başından hiç gitmez dağlar

Üç guşuduk, döneridik havada

Birimizi gavurdular tavada

Guşlar gadar eylenmedik yuvada

Kör olsun gurbeti icad edenler

Hezeli de deli gönül hezeli

Güz gelir de bağlar döker gazeli

Onbeşinde sevmediğim güzeli

Aylar yıllar geçti göremez oldum

Sabahcadan doğar dağlara güneş

Doğdu yaz ayları, sılaya dolaş

Her bezirganlarda satılır kumaş

Hiç birisi nazlı yare benzemez

Esdimola sahramızın yelleri

Gel açıldı, bahçemizin gülleri

Mesgen oldu bize gurbet elleri

Büktü bellerimi, ölüm ayrılık

İneyim gideyim eski yurtlara

Dökeyim derdimi yeşil otlara

Yokki kimsem dertlerime katlana

Öldürdü gurbetin kederi beni

Yönetim Paneli Taşkent Belediyesi 2010 Web Tasarım: Mevlüt AKKURT