Anket
:Sitemizi nasıl buldunuz?
Çok İyi
İyi
Normal
İdare Eder
Kötü
Taşkentimiz

Sayaç
Aktif
IP 38.107.191.84
Toplam 1534


TAŞKENT’TE DÜĞÜN

Zamanımızda bu adet aynen şöyle yapılmaktadır: Oğlan seçtiği kızı söyleyebildiği kadar ailesine sezdirir. Hatta pilava kaşık çakma, veya babasının ayakkabısına çivi çakarak belirtme şeklinde de görülür. Ailenin müşterek düşüncesiyle birinin kızı seçilir .Bundan sonra dünür için teşebbüs başlar. Her aile genellikle kendilerine uygun ailelerin kızını seçmeğe dikkat eder. Oğlan tarafı kız tarafının yakınlarından veya kendi büyüklerinden bir veya birkaç kişiyi dünürcü olarak kız evine gönderir. Kız evine gelen dünürcüler kız evi tarafından anlaşılır. Gelen mi; safirlerde kimin tarafından gönderilmiş olduklarını hissettirirler. Gelenlerin isteği kız evi tarafından kabul edilirse istenilen kız misafirlere bizzat kahve ikram eder, kız çıktıktan sonra oğlan evi elçileri kızın baba veya annesine Allahın emri, peygamberin kavli üzere falancanın oğluna falancıyının istemeye geldik. Kızın baba ve annesi rıza etmişlerse: Allah yazdıysa, nasipse olur ne diyelim derler. Rıza gösterilmezse dünürcü küstürülmeden mevzuu kapatılır veya kızımız küçük ya da sözlü şeklinde mazeret beyan ederler .Olumlu bulunursa kız tarafı oğlanı ve oğlan tarafını sorar soruşturur. Şayet tereddütsüz uygun görülürse gönderilen dünürcülere müsbet cevap verilir. Dünürcüler de verilen müsbet cevabı oğlan evine iletirler. Bundan sonra oğlan ve kız evleri kendileri devreye girerler. Tespit edilen günde dua ve merasim yapılır. Dua günü gecesi; fakir aileler şeker, şerbet, vakti iyi veya normal olanlar etli pilav yaparlar .Gelen davetli misafirler oğlan evinde etli pilavı yedikten ve hocanın duasından sonra kız evine hareket ederler. Kız evinde duasıyla her iki taraf için hayırlı olması dilendikten sonra orada da ağız tadı denilen tatlılar yenir. Damada da arkadaşları tarafından ağız tadından getirilir. Bundan sonra oğlan ve kız nişanlı olurlar. Nişanlılık devresinde kız çeyizini hazırlarken oğlan da düğün hazırlıklarını yapar. Nişanlısına ziynet eşyaları alır.

Tarafların anlaşmaları üzerine düğün günü tesbit edilir. Düğünden evvel çağrılacak olanlar çağrılır. Damat adayı arkadaşlarıyla kız evine gidip çorba için dibekte buğday döverler. Kız evide gerekli ikramı yapar. Düğün sofrası günü başlar. Bu genellikle Perşembe günüdür. Oğlan evi tarafları kadınlar kız evine gidip def çalıp oynayarak eğlenceye başlarlar. Def çalıp oynayanların söyledikleri mahalli türkülerden bazıları:

 

Gelin yanağında üç gül varımış
Beni öldürmeğe kastın varımış
Benden muhabbetli dostun varımış
Başın pınar ayakların göl olsun
Gelinin kaşları güğüm kapağı
Tatlıdır dilleri şeker topağı
Bağında saçları Bursa ipeği
Bir telini vermem dünya malına
Kara kaşın eğmelerin yay olur
Üç senemiz otuzaltı ay olur
Gurbete gidenler gelmez mâl olur
Dilerim Allahtan ömrün çok olsun
Yağar yağmur kuru yeller serinlik
Elleri koynunda kalır melillik
Büyüyenler alır gelin gelinlik
Meyvanın bitişin dalda tanırım.
Bülbülün ötüşün gülde tanıdım.
Ne dedin de koydun gittin burda
Ben senin boynunu yolda tanıdım
Oba yola çıktım geçti durnalar
Sunam gelin olmuş elin kınalar
 

 

 

 

 


 

Durmasın ağlasın garip analar
Ördek uçtu viran kaldı gölümüz
Bir mektuplar yazdım yanı karalı
Eteğinin yazıları sıralı
Evvel anam kar, bacın yaralı
Ölümle ayrıldığın elinden
Aşamadım Harzadının belinden
Sel indi de geçemedim önünden
Neler çektim bu ölümün elinden
Ölüm derler bir dostumuz var bizim
Varıp varıp pencereden bakarım
Coşkun sular gibi çağlar akarım
Gönül seni ateşlerde yakarım
Ben senin kahrını çekemem gönül
Kimi al giyer kimi kırmızı
Kimi gül deşirir kimi nergizi
Kimi paşa olmuş vezirin kızı
Ben senin kahrını çekemem gönül
Karşı karşı yaptıralım hanları
Kaldıralım kasâveti gamları
Aldatmış ağamı Gâvur köyleri
Oyalanma güle güle gel ağam.

Oyundan önce gelinin bütün eşyaları. birer birer sayılır, oğlan evi tarafından gelen hediyeler toplulukta isim zikredilerek ortaya konur. Daha sonra oyun başlar.Kadınlar büyüklük sırasına göre oynarlar. En sonra görümce ve eltinin ardından gelinlik oynar. Oyuna son verilir. Kız evinin hazırladığı yerlerde ikram edilen ayranlı çorba yenir ve düğüncüler dağılır.

Sofra günü gelin adayına verilen hediyeler kız evi tarafından listelenir. Buna uygun olarakta karşı bir hediye için okundu listesi yapılıp oğlan evi tarafından kız evine gönderilir. Kız evi bu liste üzere okunduyu dağıtır.

Düğünün ikinci günü ara sayılır. Kız evine verilen okundu eşyaları bu gün dağıtılır. Her iki taraf tef çalarak düğün olduğunu bildirirler.

Düğünün üçüncü günü kına günüdür. Bu gün öğleden sonra gelinliğe, akşama da damada kına yakılır. Oğlan evi taraftarları bir fincana hazırladıkları gelin kınasını, Zürriyet teşkil edecek manasındaki çam dallarıyla kız evine götürülür. Şenlikten önce geline kına yakma merasimi yapılır. Gelinin elleri karşılık alınmadan arkadaşlarınca verilmez. Bu arada el iğneleme adettir. Nihayet gelinin eli bırakılıp kınası yakılır. Yakınları da bundan istifade ederek ellerine kına yakabilirler. İsteyen kalıp oynar istemeyen de dağılır. Aynı gün, oğlan taraftarları akşam yapacakları düğün odası yerini tespit ederler. Bir görevliden, halkın toplantı yerlerine vararak akşamki düğün odasına ve yarınki düğüne davet mahiyetindeki çerezi dağıtmasını isterler. Oğlan evinin tertiplediği düğün odasına iştirak edenler çalıp oynarlar. Buna Düğün Odası Şenliği denir. Düğün odasında söylenilen Türkülerden bazıları:

AKSARAY DEVELİSİ

Devem yüksek atamadım kilimi
Susadıkça ver ağzıma dilini
Develi densiz gerdanı bensiz
Sen olsan bensiz ben olmam sensiz
Devem yüksek atamadım urganı
Üşüdükçe çek başına yorganı
Devesinin çanına gerdanının benine
Develi densiz gerdanı bensiz
Çek deveci develeri yokuşa
Sallandıkça gülistanlar tokuşa
Develi densiz gerdanı bensiz
Sen olsan bensiz ben olmam sensiz
Develi giderse ben de giderim
O kızın yoluna da kanlar ederim
Devesinin çanına gerdanının benine
Develi densiz gerdanı bensiz  

 
  SALLAMA OYUN HAVASI

Hayatın önünden geçmedim yoldan
Doğrulup bakmadım ar ettim elden
Bir busecik aldım al yanağından
Ver bana bir buse al yanağından
Hayatın önünden gelir geçersin
Kanımı kadehe koyar içersi
Ne alırım der ne vaz geçersi
Al beni de kurtar elin dilinden
UZUN HAVALARDAN

Evlerinin önü bütün sarı gül
O kızın yoluna yoruldu gönül
Bir öpeyim dedim al yanağından
Açtı al yanağını öp dedi bir yol
Oturdum da kalkamadım yerimden      
Yoktur kimsem tutan olmaz elimden
Ben korkardım ayrılıktan ölümden
Ölümden de beter oldu ayrılık
 
  İĞDELİ

Bastım iğdenin dalına
Dal kırılıverdi aman
İğde toplayan kolları
Yar yoruluverdi ufacık
Kendisi ufacık ufacık
Ben atımı nalladım
Okkada nad ile aman
Ben o kızı oynatırım
Dökmede zil ile aman
Yar yoruluverdi ufacık
Kendisi ufacık ufacık
Çekin kıratımı nalbant nallasın
Verin parasını hakkı kalmasın
Kız kendisi ufacık ufacık
Topukları topacık topacık

 
Eğlence sonunda oğlanın yakınlarından uşak parasının alınması ihmal edilmez. Bu da bir adettir. Bundan sonra çağrılacak hoca, damadı ( soluna alıp cemaatin önüne geçer. Burada da kına çerezi ile birlikte getirilir. Dua ile damadın sağ baş parmağına kına konur. Merasimde hocanın duası aynen şöyledir: <<Bu yeri bu erkanı koyup giden Pirler canına. Salâvat verelim Muhammede (A.S.)>> bu dua üç defa hoca tarafından tekrarlanır. Cemaatta salavat getirir. Sonunda hocanın fatiha demesiyle kına yakılmış olur. Çerez yenmeye başlanır. Halk arasındaki <<Kınalı ellere yapışasın>> sözü buradan gelir.

Kına günü oğlan evi tarafından tutulan ahçılar etleri kıyarlar soğanı soyarlar, ıslatırlar ve yarına hazırlarlar. Yine kına günü leğenocağı kazılır ve ilgili malzemeler hazırlanır. Yine kına günü kahyalar tarafından bakırdan yapılmış büyük pilav sinileri toplanır. Düğün günü sabah erkenden ahçılar işbaşı yaparlar et piştikten sonra bulgur suya salınır halkın yemesi için hazırlanır .

Oğlan evinde bu hazırlıklar yapılırken kız evinde de hazırlık vardır: Çeyiz sandıklarına gelen hediyeler yerleştirilir. Çeyiz olarak her türlü yiyecek ve mutfak eşyası hediye edilir. Bu arada damada damat  bohçası gönderilir. Damat bohçayı getiren oğlan çocuğuna bahşişini verir.

Geline al denilen kırmızı örtü hoca duasıyla getirilen tekbirlerle yakınları tarafından sallayarak örtülür. Artık gelinin yüzü kız evinde hiç açılmaz. Oğlan evinden gelecek olan gelin alıcılarını (Düğün alayını) beklemeye koyulurlar.

Yine düğün günü damat çağırdığı berbere yakınları ve tespit edilmiş sağdıcı ile tıraşlarını olurlar. Kız evinden gelen damatlıklarını giyer. Sağdıcı ile damlarda ve belli yerlerde gezerek vakit geçirirler .Diğer taraftan makbuz karşılığı alman bayrak, bayraktar tarafından süslenir. Dua ile dama dikilir .

Kahyalar çeyiz ve kınacı hayvanlarını düğün evine getirirler. Burada da meşhur düğün çanı unutulmaz. İkindi vakti olunca kınacı kadınlar hazırlanırlar. Yüzlerini ince tüllerle örterler, hayvanlara binerler. Alayda: Önde bayrak, alay , kınacı katırlarıyla çeyiz ve gelin atı yer alır. Belli yerlerden dolaşan düğün alayı kız evine gelir. Kız evinde alaya şeker ikram edilir. Yalnız dağıtıcı tepsisini kaptırmamaya dikkat eder. Bayrağa bayraktarın hediyesi bağlanır. Gelin atının da gemine beyaz mendil takılır. Çeyiz ve gelin atına oğlan evinden binmek ve kız evinden bahşiş almak adettir. Bundan sonra çeyiz olarak sandıklar , yataklar, yorganlar, yastıklar, minderler, kilimler ve halılar hayvanlara yüklenir. Bundan sonra kız evinin göz yaşlan arasında gelin ata bindirilir. Gelin atının başında bir kız evi, birde oğlan evi yakını bulunur. Gelin ata bindikten sonra alay hareket eder. Yine belli yerlerden ve bilhassa köprüden geçmek suretiyle dolaşırlar. Dolaşma esnasında çeyiz katırlarındaki büyük çanın inletici sesi çevreyi çınlatır ve alayın nerde olduğunu işaretler. Dolaşma bittikten sonra gelin oğlan evine getirilir. Kurulmuş düzen üzere damat gelinin başına yüksekçe bir yerden buğday. şeker ve para karışımın serper. Buna yem denir. Gelin attan inmezden önce oğlan baba ve annesi hediyelerini verirler. Gelin eve girerken önüne konan su dolu bakraç veya testiyi tekmeler. Evin kapısının üstüne de yağlı ekmeğini yapıştırır. İçerde geline tahsis edilen odaya oturtulur. Kucağına erkek çocuk doğumu yapması maksadıyla bir erkek çocuk verilir. Gelin de hususi sakladığı mendilini çocuğa verir. Gelecek belincakcılar beklenir. Damat da hep sağdıcıyla beraberdir ve ondan gerekli talimatı alır.

Kız evinin son ziyareti olarak belincakçılar hazırlanan baklava tepsisiyle oğlan evine gelirler. Son olarak eğlencelerini kısa olarak yaptıktan sonra zivaf odasına bir fener asarak ayrılırlar.

Yatsı namazını camide kılan damadın ayakkabısı alınmasın diye sağdıcı tarafından saklanır. Zira damat ve her şeyi sağdıcından sorulmaktadır. Namazdan sonra eve bir hoca getirilir. Zivaf odası önünde yapılan dua ve sırtına vurulan yumruklarla damat zivaf odasına katılır. Bundan sonra damat gelinin yüzünü açar iki rekat namaz kılar ve odadan çıkar. Dışarda hazır bulunanların ellerini öperler. Böylece bir düğün bitmiş olur.

Şimdiki düğünlerin %10 u, modern olmaktadır. Nikah ve nişan merasimleri Belediye düğün salonunda yapılmaktadır. Değişen bir husus ta düğün alayı hayvanlarla değil, arabalarla yapılmaktadır. Bilhassa arabanın varabileceği her düğün evi için araba tercih edilir .

Yönetim Paneli Taşkent Belediyesi 2010 Web Tasarım: Mevlüt AKKURT